
Takvimler 1923…
Adres Kordon.
Naim Palas.
Cumbada oturuyor Sarışın Kurt.
Sevmez fazla yemeÄŸi.
Leblebi var önünde.
Garson titriyor, çünkü çocuk rum.
Sesleniyor Gazi, ÅŸefkatli…
“Vre Dimitri” diyor:
“Gel bakayım.”
Çocuk “Buyur Pasam” diyor ÅŸ`lere dili dönmeyen, kırık dökük türkçesiyle. ..
“Sizin Kosti ….” diyor, iÅŸgal sırasında kasıla kasıla İzmir`e gelen Yunan Krali Konstantin’i kastederek, “…. geldi mi buraya?”
-Geldi Pasam
-Oturdu mu bu masaya?
-Oturdu pasam
-Güneş batarken rakı içti mi?
-İçmedi Pasam.
-E o zaman sormadın mı be çocuk, Ne halt etmeye almış İzmir’i?
[ A L I N T I D I R ]
Geçen haftalarda hem kupada finale kalınması hem de şampiyonluk yolunda son 3 haftaya lider
girilmesi ile 2 seansta 2 defa tavan yaparak fiyatı 90.50 TL değere gelen Fenerbahçe hissleri,
önce kupanın ve ardından da son maçta Şampiyonluğun kaybedilmesi ile Cuma akşamki fiyatından bu yana
3 seansta 3 defa taban yaparak yatırımcısına 3 günde %29 kaybettirdi. Ben bu yazıyı hazırlarken halen
Fenerbahçe tahtasında hisse fiyatı bu seans için taban fiyat olan 51 TL değerinde seyrediyordu.
Aşağıda verdiğim resimlerde;
Kupa Maçı öncesi ligde liderliğe yükselinmesi neticesi gelen zirve fiyatı. (1 günde, 2 seansta %20.30 luk bir artış sağlandı)

Pazar gecesi sonrası Pazartesi gün sonu değeri. (Pazartesi 2 seansta, %18.57 kayıp)

Bu gün (Salı) ilk seans içi %10.53 lük değer kaybı

Resimlerde değerler, HİSSE, SON İŞLEM FİYATI, DEĞİŞİM(%), ALIŞ FİYATI, SATIŞ FİYATI, SON İŞLEM ADEDİ(LOT), TOPLAM İŞLEM ADEDİ(LOT), AĞIRLIKLI ORTALAMA şeklindedir.

Her gün yeni bir neşe, her gün yeni bir umut, her gün yeni bir başlangıç olsun. Her güne gülerek başlayın.
Bu gün, Türkiye’de 1 Lig, yeni ismiyle Süper Lig’de Trabzonspor’dan sonra Anadolu’dan yeni bir ÅŸampiyon çıktı. Bursaspor 2009-2010 sezonu Turcell Süper Lig Åžampiyonu oldu.

Eflatun’a iki soru sormuÅŸlar;
- Birincisi, İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir
Eflatun tek tek sıralamış, Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler
Ne var ki çocukluklarını özlerler
Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler.
Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler.
Yarınlarından endişe ederken bugünü unuturlar.
Sonuçta, ne bugünü, ne de yarını yaşarlar.
Hiç ölmeyecek gibi yaparlar.
Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.
Sıra gelmiÅŸ ikinci soruya; -”Peki sen ne öneriyorsun”
Bilge yine sıralamış,
Kimseye kendinizi “sevdirmeye” kalkmayın !
Yapılması gereken tek ÅŸey, sadece kendinizi “sevilmeye” bırakmaktır.
Önemli olan; hayatta,”en çok ÅŸey’e sahip olmak” deÄŸil,”en az ÅŸey”e ihtiyaç duymaktır.
[ALINTIDIR]

Türkiye son yılların en sert kışı ile karşı karşıya, İstanbul’da her yerde kar var, ÅŸu anda da yaÄŸmaya devam ediyor, esas soÄŸuÄŸun -15 C ile çarÅŸamba günü olacağı söyleniyor. Yukarıdaki fotoÄŸrafta Gelibolu’dan bir kare görülüyor ve denizin üzerinde buz kütleleri yüzüyor. Bu günden bir hatıra olarak ben de bu yazıyı buraya ekliyorum. Her ne kadar az gördüğümüz için kar yaÄŸdığında garip bir mutluluÄŸa bürünsek de, karın zarar verdiÄŸi büyük bir kesim var, ayrıca ısınmak için de evlerimizde çok fazla enerji tüketiyoruz, bu da gelecek faturaya yansıyacak tabii. Umarım tadında kalır da artık bir an önce güneÅŸli ve sıcak günlere kavuÅŸuruz.



Clyde Shelton, son derece akıllı ve bir takım icatları olan, başarılı ve zengin bir insandır. Mutlu bir evliliği ve küçük bir kızı vardır, bu mutluluk filmin daha hemen başında evine giren iki soyguncu tarafından bozulur, gözlerinin önünde karısı ve küçük kızı öldürülmüştür. Soygunculardan esas katil olan, diğer soyguncu alehine tanıklık yapmayı kabul eder ve hapis cezası ile kurtulur, arkadaşı ise idama mahkum edilir. 10 yıl sonra biri idam edilirken diğeri serbest kalır.
Şu ana kadar anlattıklarım filmin ilk 5-10 dakikalık bir bölümü, filmin geri kalanında Clyde bu çarpık adalet düzeninden intikam almak ve insanlara bu sistemin yanlışlığını anlatmak adına ilk önce ailesinin katili ile başlayarak cinayetler işler, suçunu kabul ederek, bütün bu işlerden sorumlu tuttuğu ve ailesinin katli ile ilgili davaya bakan savcı Nick ve bu dava sürecinde yer alan tüm ekibe karşı mücadeleye başlar.
Filmin özellikle ilk yarısı son derece heyecanlı ve hareketli, ikinci yarıda tansiyon beklediğimin aksine biraz düşüyor ve hiç de ummadığım bir son ile bitiyor.
Sadece 2 hafta gösterimde kalan bu film ne yazık ki bu gün gösterimden kalkıyormuş. Zaten filmi salonda sadece 4 kişinin izlemesi bu film için biraz haksızkıl oldu bence
Simema : Cinebonus – Kale Center
Bu muhteşem filmi vizyondan kalkmadan 3D olarak mutlaka izlemnizi şiddetle öneriyorum, 1 hafta içerisinde 2 defa izledim, kimsenin çocuk filmi demesine kulak asmayın, bir arkadaşım çocuğu ile gidip çocuğunu sokmuş kendisi dışarıda beklemiş, sakın böyle birşey yapmayın.
Filim çok iyi bir konuya, harika bir kurguya ve inanılmaz bir görsel şölene sahip. Muhteşem bir yapım.
22 yüzyıl, herzamanki gibi insanlar doğayı, maddiyat uğruna yok etmekle meşkul, bu sefer hedef dünyadan epeyce uzakta bulunan pandora gezegeni.
Burada yaÅŸayan navi isminde yaklaşık 3 insan büyüklüğünde (benin izlenimim) mavi canlılar ile insanoÄŸlunun mücadelesi. İnsanlar bu gezegende nefes alamadıkları için maske takmak zorundalar ve kendilerini bir üs içerisinde korumaya almışlar, navi’lerin zehirli okları son derece öldürücü.
Avatar isimli bir proje geliştirmişler, bu projeye göre genetik bilimciler navi benzeri bir canlı üretip, eşleşme ile bu canlıları yönetcek insanları yetiştiriyor. Avatar programı için yetiştirilen bir kişinin öldürülmesi sonucu, emekli bir deniz piyadesi olan felçli kardeşi Jake onun yerine projeye dahil olur ve navilerin ortammında araştırma için gezegene gönderilir. Bir müddet insanlar adına çalışan Jake, Neytri isimli Navi prensesine aşık olunca birden bire kendini naviler adına insanlara karşı savaşırken bulur.

Sinema : Capacity Bakırköy, Cinebonus

Dün izledim, izlemenizi de şiddetle öneririm. Her bölümü bir öncekinden güzel, yine muhteşem bir kurgu ve yine muhteşem oyunlar
Testere bu sefer 6 sınav hazırlamış, kendisi her ne kadar artık hayatta olmasa da, öğrencileri mirasını devam ettiriyorlar. İnsanların, ölüm ile karşı karşıya kalmadan, hayatın değerini anlamamalarına isyan eden testere, onlara ölüm karşısında neler yapabileceklerini ve hangi sınırları zorlayabileceklerini ispat ediyor.
Örneğin, kalp ve astım hastası olmasına rağmen sigara içmeye devam eden bir kurbanını, nefes testi ile sınıyor, her nefes alışında ölüme yaklaşan kurban belki de nefesin değerini o anda anlıyor ama iş işten geçmiş oluyor.
Testere bu bölümde esas testini ise, bir sağlık sigortası şirketi yöneticisi olan Mark üzerinde yapıyor. Mark yöneticisi olduğu şirkette, insanların beyan hatalarını bularak, onların gerekli ödemeleri almasını engelleyerek, firmasının daha fazla kar elde etmesini sağlıyor ancak sigortalıların tedavi olamamalarına hatta ölmelerine neden oluyor. Bakalım testere Mark için ne sınavlar düzenlemiş?
Sinema : Avşar Sineması, Bakırköy.