'Genel' ArÅŸivi
Uzun zamandır gündemde olan ve bir çok kişi tarafından gerekli görülmeyen ve hatta yapılmaması için bir dönem kampanyalar başlatılan, karayolları hız sınırları nihayet resmi gazetede yayınlanarak artırıldı.
Yeni düzenleme ile şehir içinde, meskun mahallerde ve iki yönlü karayollarında hız sınırları değişmedi, şehirler arası karayollarında ise sadece bölünmüş yollarda 110 km/saat olarak düzenlendi, yani şehirler arası iki yönlü yollarda hız sınırı 90 km/saat olmaya devam edecek ancak bölünmüş, yani gidiş şeritleri ile geliş şeritleri arasında bariyer ve benzeri engeller olan yollarda 110 km/saat olarak uygulanacak.
Bu haberi, uzun yol yapmayı seven bir kişi olarak büyük sevinç ile karşıladım. Uzun yollarda meskun mahal altında ancak şehrin içinden geçmediği halde tabelaları konan yerlerde zaten hızımız sürekli 60 km/saat 70 km/saat gibi hızlara düşürülüyor ve yol gidişi sevimsizleştiriliyor, şimdi en azından bölünmüş yollarda 110 km/saat ile gidip bir nebze olsun rahatlayabileceğiz.
Bunun Trafik Canavarlığı ile ilgisi yok;
Günümüz teknolojileri ile yapılan arabalar ile, yine günümüz teknolojileri ile yapılmış ikişer şeritli yollarda, belirli bir tecrübe düzeyine erişmiş şöferlerimizin saatte 90 km hız ile gitmeleri zaten çok düşük bir hızdı. Düşünsenize 1980 teknolojisi bir araç ile 1980 öncesi yapımı iki yönlü daracık bir yolda hız sınırınız 1980 senesinde 90km/saat idi. Ve bu hız sınırı günümüzde ikişer şeritli yepyeni bir yolda son teknoloji bir araba ile giderken de geçerli idi. Şimdi bu fark giderildi.
Trafik kurallarına uymanız ve kazasız seyahatler geçirmeniz dileği ile.
Bir çoÄŸumuz büyüklerimizden duymuÅŸuzdur, çay harareti alır diye, eÄŸer büyüklerimiz söylüyorsa bir gerçeklik payı olmalı diye düşünüyordum ancak geçenlerde internetten okuduÄŸum bir yazıda şöyle diyordu, “sıcak çay, vücudu olduÄŸundan daha sıcak hissettireceÄŸi için terlemeye sebep olur” .
Bu yukarıda tırnak içerisinde yazdığım kısmı dün aslında ispatladık, 3 arkadaş akşam bir çay bahçesine gittik, hava son bir iki haftadır olduğu gibi bunaltıcı değil, çok serin sayılmasa da rahatsızlık vermeyen bir hava.
Bu konuyu açtım, herkes aynı fikirde, eskilerin sözünden dem vuruyor ama aslında terlettiğini düşünüyor. Ben ve bir arkadaş soğuk içecek ısmarladık, birimiz de çay. Çayını yudumlayan arkadaş bir müddet sonra buram buram terlemeye başladı. Peki hararetin azaldı mı dedim yok sıcak hissediyorum dedi.
Şimdi bir mühendis olarak olaya bilimsel yaklaşırsam, vücut soğumak için terler, daha sonra da terimiz buharlaşır, buharlaşan bir sıvı bulunduğu ortamdan ısı çeker, ısı kaybeden bir ortamın da sıcaklığı düşer. Sanırım bütün olay bu bilimsel gerçekler üzerine dayanıyor ancak şu var ki, kendini kuru hisseden bir insan, terli hisseden bir insana oranla daha konforlu oluyor.
Bu nedenlerle bence bu tez doğru değil, siz ne düşünüyorsunuz?

Evet arkadaşlar, bunaltıcı sıcaklar ve nem yetmiyormuş gibi daha dün klimaların sağlık üzerindeki kötü etkileri tartışılırken, şimdi bir de Kanlı göz salgını diye bir dert varmış başımızda.
İlk olarak bu gün şirkette bir arkadaştan duydum ve biraz araştırınca şu sonuçlara ulaştım.
– Gözleriniz kanlandıysa, acı ve yanma da varsa, hiç durmadan hastaneye koÅŸun… Çünkü bu durum bir salgına delalet…
– Bu salgına yakalanan kiÅŸi gözlerini zorlukla açıyor, gözlerinin içi kanlanıyor ve kaşıntı, yanma hissi bunlarında yanında seyrediyor.
HASTALIK NASIL BULAÅžIYOR?
Bu bakteri en yaygın hava yoluyla bulaşıyor, tıpkı grip gibi.
Gündelik kullandığımız eşyalarda özellikle havlularda bol miktarda bu bakteriden bulunabiliyor.
” ***
cumartesi gözüme birÅŸey kaçmış gibi oldu sürekli batıyordu ve yanıyordu pazar gününden beri gözlerimin içi kıpkırmızı vampir gibi dolaşıyorum sabah hastaneye gittim herkes öyle. ”
” ***
Cok cektim‚ ve bundan o kadar cabuk kurtulamiyorsun.
3-4 hafta gozlerin kanli‚ sabah acmakta zorlaniyosun‚ durmadan kasiniyo‚ isiga bakamiyosun.
Sana bide kotu haberim var hastalik gecince‚ gozlerin aylarca puslu goruyor‚ sanki gozunun onunde bir perde geciyor.
Ha bide iyi haberim var bu hastaliga hayatta bir kez yakalaniyosun. ”
Bu yaz kene çok konuşulmadı ya, yerine bir şey gelmeliydi zaten.
Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkisafı ile,
batının yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.
Türk Milleti!
Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.
Ne mutlu Türküm diyene!
Mustafa Kemal Atatürk
Ankara, 29 Ekim 1933
Takvimler 1923…
Adres Kordon.
Naim Palas.
Cumbada oturuyor Sarışın Kurt.
Sevmez fazla yemeÄŸi.
Leblebi var önünde.
Garson titriyor, çünkü çocuk rum.
Sesleniyor Gazi, ÅŸefkatli…
“Vre Dimitri” diyor:
“Gel bakayım.”
Çocuk “Buyur Pasam” diyor ÅŸ`lere dili dönmeyen, kırık dökük türkçesiyle. ..
“Sizin Kosti ….” diyor, iÅŸgal sırasında kasıla kasıla İzmir`e gelen Yunan Krali Konstantin’i kastederek, “…. geldi mi buraya?”
-Geldi Pasam
-Oturdu mu bu masaya?
-Oturdu pasam
-Güneş batarken rakı içti mi?
-İçmedi Pasam.
-E o zaman sormadın mı be çocuk, Ne halt etmeye almış İzmir’i?
[ A L I N T I D I R ]
Geçen haftalarda hem kupada finale kalınması hem de şampiyonluk yolunda son 3 haftaya lider
girilmesi ile 2 seansta 2 defa tavan yaparak fiyatı 90.50 TL değere gelen Fenerbahçe hissleri,
önce kupanın ve ardından da son maçta Şampiyonluğun kaybedilmesi ile Cuma akşamki fiyatından bu yana
3 seansta 3 defa taban yaparak yatırımcısına 3 günde %29 kaybettirdi. Ben bu yazıyı hazırlarken halen
Fenerbahçe tahtasında hisse fiyatı bu seans için taban fiyat olan 51 TL değerinde seyrediyordu.
Aşağıda verdiğim resimlerde;
Kupa Maçı öncesi ligde liderliğe yükselinmesi neticesi gelen zirve fiyatı. (1 günde, 2 seansta %20.30 luk bir artış sağlandı)
Pazar gecesi sonrası Pazartesi gün sonu değeri. (Pazartesi 2 seansta, %18.57 kayıp)
Bu gün (Salı) ilk seans içi %10.53 lük değer kaybı
![]()
Resimlerde değerler, HİSSE, SON İŞLEM FİYATI, DEĞİŞİM(%), ALIŞ FİYATI, SATIŞ FİYATI, SON İŞLEM ADEDİ(LOT), TOPLAM İŞLEM ADEDİ(LOT), AĞIRLIKLI ORTALAMA şeklindedir.
Her gün yeni bir neşe, her gün yeni bir umut, her gün yeni bir başlangıç olsun. Her güne gülerek başlayın.
[ A L I N T I D I R ]
Eflatun’a iki soru sormuÅŸlar;
- Birincisi, İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir
Eflatun tek tek sıralamış, Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler
Ne var ki çocukluklarını özlerler
Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler.
Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler.
Yarınlarından endişe ederken bugünü unuturlar.
Sonuçta, ne bugünü, ne de yarını yaşarlar.
Hiç ölmeyecek gibi yaparlar.
Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.
Sıra gelmiÅŸ ikinci soruya; -”Peki sen ne öneriyorsun”
Bilge yine sıralamış,
Kimseye kendinizi “sevdirmeye” kalkmayın !
Yapılması gereken tek ÅŸey, sadece kendinizi “sevilmeye” bırakmaktır.
Önemli olan; hayatta,”en çok ÅŸey’e sahip olmak” deÄŸil,”en az ÅŸey”e ihtiyaç duymaktır.
[ALINTIDIR]

Türkiye son yılların en sert kışı ile karşı karşıya, İstanbul’da her yerde kar var, ÅŸu anda da yaÄŸmaya devam ediyor, esas soÄŸuÄŸun -15 C ile çarÅŸamba günü olacağı söyleniyor. Yukarıdaki fotoÄŸrafta Gelibolu’dan bir kare görülüyor ve denizin üzerinde buz kütleleri yüzüyor. Bu günden bir hatıra olarak ben de bu yazıyı buraya ekliyorum. Her ne kadar az gördüğümüz için kar yaÄŸdığında garip bir mutluluÄŸa bürünsek de, karın zarar verdiÄŸi büyük bir kesim var, ayrıca ısınmak için de evlerimizde çok fazla enerji tüketiyoruz, bu da gelecek faturaya yansıyacak tabii. Umarım tadında kalır da artık bir an önce güneÅŸli ve sıcak günlere kavuÅŸuruz.








